Anonim Şirket ve Limited Şirket Ortakların Şahsi Sorumluluğu

Anonim şirket ve limited şirket ortaklarının şahsi sorumluluğu, şirket borçları nedeniyle ortakların kişisel malvarlıklarının risk altında olup olmadığı sorusunun cevabını doğrudan ilgilendiren kritik bir konudur. Uygulamada, özellikle şirketin borçlarını ödeyememesi hâlinde, alacaklılar tarafından ortaklara yönelinip yönelinemeyeceği sıkça tartışma konusu olmaktadır. Bu yazıda, anonim şirket ve limited şirket ortaklarının şahsi sorumluluğunun kapsamı, hangi hâllerde istisnaen sorumluluk doğabileceği ve uygulamada en sık karşılaşılan yanlış kabuller ele alınacaktır.

Anonim şirket ve Limited Şirket Ortakları şirketin borcundan sorumlu mudur?

Türk Ticaret Kanunu’nun 329/1. maddesi gereğince, anonim şirketler borçlarından dolayı yalnızca malvarlığı ile sorumlu tutulabilirler. Bu durum, anonim ya da limited şirketin bir tüzel kişiliğe haiz olması ve bu nedenle hak ehliyetine sahip olmalarından kaynaklanmaktadır. Şirkete karşı borcu olan bir alacaklı, borcunu şirketin mal varlığından tahsil etmelidir.

Tüzel kişi olan şirketin organları aracılığıyla bulunduğu faaliyetler sonucunda doğan borçlar kendilerini oluşturan üyelerine değil, doğrudan tüzel kişiye ait olur.

Şirket ortaklarının, şirketin borçlarından doğan sorumluluğunun sınırı Türk Ticaret Kanunu’nun 392/2. maddesinde belirlenmiştir. Bu kapsamda, pay sahipleri yalnızca taahhüt etmiş oldukları sermaye payları ile şirkete karşı sorumludur.

Ayrıca, Türk Ticaret Kanunu’nun 408/1. maddesinde;  esas sözleşmeyle pay sahibine, pay bedelini veya payın itibarî değerini aşan primi ifa dışında borç yükletilemez” düzenlemesi bulunmaktadır. Bu düzenlemelerden hareketle, anonim şirket ya da limited şirket ortağının şirkete karşı sorumluluğu yalnızca taahhüt ettiği sermaye bedelidir.

Limited Şirketler için düzenleme ise Türk Ticaret Kanunu’nun 573/2. maddesinde yer almakta olup, ortakların şirket borçlarından sorumlu olmadığı açık bir şekilde yer almaktadır.

Bu bilgiler ışığında örnek vermek gerekirse, A şirketinin faaliyeti sırasında birçok şirkete borçlandığı, borçlarını ödeyemez hale geldiğini ve A şirketine karşı birçok icra takibinin başlatıldığını düşünelim. A şirketine karşı alacaklı olan diğer kişiler alacaklarını ancak tüzel kişiden isteyebilirler. Tüzel kişinin mal varlığının alacakları karşılamaya yetmemesi halinde, şirket ortaklarının şahsi mal varlıklarından alacaklarını tahsil etmeleri mümkün değildir. Yalnızca, şirket ortaklarının taahhüt ettikleri sermaye bedelini şirkete ödemesi gerekmektedir.

Şirket ortağının sınırlı sorumluluğunun bir istisnası bulunmaktadır. O da, şirketin amme borçlarından kaynaklı sorumluluktur.

Anonim Şirket ve Limited Şirket Ortaklarının Amme Şirketin Amme Borçlarından Kaynaklı Sorumluluğu

Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35. maddesinde, şirket ortaklarının amme alacakları için takip edilebileceğini düzenlemektedir. İlgili maddede yer alan “amme alacakları ise”

  • Vergiler
  • Vergi cezaları gibi asli amme borçları
  • Gecikme Cezaları
  • Faizler
  • SGK prim borçları

Bu sorumluluk, ortağın şirket hisse oranı ile orantılıdır.

Şirket ortaklarına karşı amme alacaklarının tahsil yoluna gidilebilmesi için öncelikle amme alacaklarına ilişkin şirket adına usulüne uygun tarhiyat, tebligat, tahakkuk ve tahsil aşamalarının izlenmiş olması gerekir. Bununla birlikte, tüm bu işlemlere ve amme alacaklarının usulüne uygun kesinleştirilmesine rağmen şirketten tahsil edilememiş olması gerekmektedir.

Tahsil edilemeyen alacak kavramı; borçlu hakkında yapılan malvarlığı araştırmaları neticesinde haczedilebilen mallarının bulunmaması ya da haczedilen malları satılmasına rağmen elde edilen satış bedelinin alacağı karşılamaya yetmemesi gibi sebeplerle tahsil edilemeyen alacakları ifade etmektedir. Alacağın tamamını değil, yalnızca bir kısmının tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde dahi şirket ortağının sorumluluğuna gidilebilir. Ancak bunun için hukuki geçerliğe sahip yeterli delillerin sunulması ve alacağın şirketten tahsil edilemeyeceğinin net bir biçimde ortaya konulması gerekmektedir

    Şirkete karşı bu aşamaların tamamlanması akabinde şirket ortağına başvurulması mümkün olur. Bu durumda, şirket ortağına da ödeme emri gönderilir. Ortaklar şirketin ödenmeyen amme borçlarının yalnızca payları oranına isabet eden sınırlı bir bölümünden tüm malvarlıklarıyla sorumlu olmaktadır. Kendi payına düşen amme borcunu ödeyen ortaklar takipten kurtulmakta ve ödeme tarihi itibariyle gecikme zammı gibi müeyyidelere muhatap olmamaktadır. Örnek vermek gerekirse, şirketin 100.000 TL vergi borcunun olduğunu, bu borcun şirket tarafından karşılanamadığını düşünelim. Şirketin %60 ve %40 paylara sahip iki ortağı bulunsun. Bu durumda ortaklar pay yüzdeleri kapsamında 60.000 TL ve 40.000 TL’den ayrı ayrı sorumlu olurlar. Her ortak kendisine düşün kısmı ödemesi ile borçtan kurtulmuş olur. Ortakların taahhüt ettikleri sermaye bedelini ödeyip ödemediğine bakılmaz, taahhüt edilen sermaye üzerinden belirlenen oranlar dikkate alınır.

    PAYIN DEVREDİLMESİ HALİNDE AMME ALACAKLARINDAN SORUMLULUK

    AATUHK’un 35/2. maddesine göre limited şirket ortaklarının paylarını devrettiği durumlarda devreden ve devralan ortaklar devirden önceki dönemlere ait amme borçlarının ödenmesinden müteselsilen sorumludurlar. Ancak devreden ve devralan ortaklar arasındaki pay devrine ilişkin işlemlerin geçerli olması gerekmektedir.

    Ayrıca pay devrinden sonraki dönemlerde meydana gelen borçlardan sadece payı devralan yeni ortağın sorumlu
    olacağı eski ortakların sorumlu olmadığı da açıktır. Benzer şekilde amme borçlarının yapılandırılmasının talep edildiği dönemde şirket ortağı olmayan eski ortakların takibi mümkün değildir

    Tüzel Kişiliği Sona Eren Anonim veya Limited Şirketlerde Bakımından Sorumluluk

    Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddesinin 5. fıkrasında yer alan düzenleme ile sicilden silinen şirketlerin silinme tarihinden sonra ortaya çıkan amme borçlarının ortak ve temsilcilerinden tahsil edilebileceği düzenlenmiş ve ortakların sorumluluğunun, tasfiye öncesi dönemlere ait olan amme alacaklarından payları oranında olduğu belirlenmiştir.

    Borç TürüOrtakların Şahsi Sorumluluğu
    Şirketin ticari borçları (tedarikçi, banka, kira vb.)Hayır
    Özel hukuk borçlarına dayalı icra takipleriHayır
    Şirketin iflas etmesiHayır
    Taahhüt edilen sermaye bedeliEvet (şirkete karşı)
    Vergi borçlarıEvet (pay oranında)
    Vergi cezalarıEvet (pay oranında)
    Gecikme faizi ve gecikme zamlarıEvet (pay oranında)
    SGK prim borçlarıEvet (pay oranında)
    Şirketten tahsil edilemeyen kamu borçlarıEvet (pay oranında)
    Pay devrinden önceki kamu borçlarıEvet (pay oranında)
    Pay devrinden sonraki kamu borçlarıEvet (kendi dönemine ilişkin müteselsil sorumluluk payı oranında)
    Sicilden silinen şirketin kamu borçlarıEvet (pay oranında)

    Anonim ve limited şirket ortaklarının şahsi sorumluluğu, istisnaları ve uygulama koşulları bakımından son derece teknik ve hataya açık bir alandır. Özellikle kamu borçları, pay devri, sicilden silinme ve tahsil edilememe kriterlerinin yanlış değerlendirilmesi, ortaklar açısından ciddi maddi kayıplara yol açabilmektedir. Bu nedenle, şirket borçlarından doğan sorumluluk riskinin doğru tespit edilmesi ve sürecin hukuka uygun şekilde yönetilebilmesi için mutlaka deneyimli bir avukata başvurulması büyük önem taşımaktadır.

    Leave a comment

    Your email address will not be published. Required fields are marked *

    go top