Anlaşmalı Boşanma

İçindekiler

ANLAŞMALI BOŞANMA DAVASI NEDİR ?

ANLAŞMALI BOŞANMA DAVASININ ŞARTLARI NELERDİR ?

ANLAŞMALI BOŞANMA DAVASI İÇİN GEREKLİ EVRAKLAR NELERDİR ?

ANLAŞMALI BOŞANMA PROTOKOLÜ NEDİR ?

ANLAŞMALI BOŞANMADA VELAYET KONUSU

ANLAŞMALI BOŞANMADA TAZMİNAT KONUSU

ANLAŞMALI BOŞANMADA MAL PAYLAŞIMI KONUSU

ANLAŞMALI BOŞANMADA NAFAKA KONUSU

ANLAŞMALI BOŞANMA DAVASINDA GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEME NERESİDİR?

ANLAŞMALI BOŞANMA DAVASINDA DURUŞMA NASIL OLMAKTADIR ?

ANLAŞMALI BOŞANMA DAVASI SONRASI SÜREÇ

ANLAŞMALI BOŞANMA DAVASI NEDİR ?

4721 sayılı Medeni Kanuna göre boşanma davası Anlaşmalı Boşanma Davası ve Çekişmeli Boşanma Davası olmak üzere iki şekilde açılabilir.

Anlaşmalı Boşanma Davası aşağıda daha da detaylı bir şekilde açıklayacağımız üzere her iki tarafın boşanmanın tüm sonuçları hakkında özgür iradeleriyle anlaşarak evlilik birliğini sona erdirmek üzere açmış oldukları boşanma davasıdır.

ANLAŞMALI BOŞANMA DAVASININ ŞARTLARI NELERDİR ?

Anlaşmalı Boşanma Davası TMK’nın 166. Maddesinin 3. Fıkrasında açıkça düzenlenmektedir :

TMK’nın 166/3 maddesi “Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu hâlde boşanma kararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunur. Bu hâlde tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz.

” şeklindedir.

Anlaşmalı boşanma davası açılabilmesi için Medeni Kanun’un aradığı şartlar şunlardır:

  1. Evlilik ilişkisinin en az 1 yıl sürmesi gerekir. Evlilik ilişkisinden kasıt, taraflar arasında yapılan resmi nikahtan itibaren en az bir yıllık bir sürenin geçmiş olmasıdır. Taraflar arasında imam nikahı, nişanlılık ya da birlikte yaşama gibi hallerde geçen süre 1 yıllık süreye dahil edilemez
  2. Eşlerin mahkemeye beraber başvurmalı ya da bir eşin açtığı boşanma davasını diğer eş kabul etmelidir. Taraflar ortak bir dilekçe ile birlikte başvurabilecekleri gibi, eşlerden birinin usulüne uygun olarak açmış olduğu boşanma davasındaki tüm talepleri diğer tarafın kabul etmesi ile de anlaşmalı boşanma gerçekleştirilebilir. Bunun yanında çekişmeli olarak görülmekte olan bir boşanma davasında tarafların anlaşmalı boşanma iradelerini açıklayan protokolü mahkemeye sunmaları ya da duruşma esnasında anlaşma şartlarını duruşma zaptına geçirmeleri ile de anlaşmalı boşanma gerçekleşebilir.
  3. Taraflar hakim huzurunda boşanma iradelerini bizzat      açıklamalıdır. Boşanma kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardandır. Bu sebeple, avukatları olsa dahi her iki taraf da bizzat duruşmaya katılmalı, boşanma iradelerini hakim huzurunda bizzat açıklamalı ve dosyaya sunmuş oldukları anlaşmalı boşanma protokolündeki maddelere ilişkin onayı olup olmadığına dair hakim önünde beyanda bulunmalıdır. Aksi halde, anlaşmalı boşanma davalarında eşlerden birisinin gelmemesi halinde boşanma gerçekleşmemektedir.
  4. Hakim, boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu ile ilgili düzenlemeyi uygun bulmalıdır. Tarafların, hakime sunmuş oldukları anlaşma şartlarındaki maddi-manevi tazminat, nafaka, çocukların velayeti, çocuklar ile kişisel münasebet gibi hususların hakim tarafından uygun bulunması gerekir. Hakim gerek görürse bu şartlarda değişikliğe gidebilir. Ancak hakimin yapmış olduğu bu değişiklikler taraflarca kabul edilmesi durumunda anlaşmalı boşanma gerçekleşebilir. Aksi durumda dava çekişmeli boşanma davasına döner.

ANLAŞMALI BOŞANMA DAVASI İÇİN GEREKLİ EVRAKLAR NELERDİR?

Öncelikle çiftler evliliğin sürdürülmesine imkân kalmadığına ve anlaşmalı olarak boşanmak istediklerine dair beyanda bulundukları bir dava dilekçesi hazırlamalıdır. Boşanma davasını açan davacı eşin dilekçesine karşılık davalı eş davayı ve ekinde sunulu protokolü kabul ettiğine dair beyanda bulunabilir. Bahse konu bu dava dilekçesinin eki olarak ise eşlerin imzalamış oldukları anlaşmalı boşanma protokolü eklenmelidir. Bahse konu anlaşmalı boşanma protokolü ıslak imzalı olmalıdır.

ANLAŞMALI BOŞANMA PROTOKOLÜ NEDİR ?

Anlaşmalı boşanma protokolü tarafların boşanmanın mali sonuçlarını (nafaka, maddi-manevi tazminat) ve müşterek çocukların durumunu (velayet, kişisel ilişki) düzenledikleri bir sözleşmedir. Söz konusu protokol titizlikle hazırlamalı, kanuna aykırı hususlar içermemeli, koşula bağlanmamalı, icra edilebilir ve ucu açık olmayan maddeler içermelidir. Bu sözleşmenin hâkim tarafından uygun bulunması şarttır. Aksi halde hakimin davayı reddetme ihtimali bulunmaktadır. Ayrıca, hâkim kendisi de tarafların ve çocukların menfaati için protokolde değişiklik yapabilir. Ancak bu değişikliklerin taraflarca da kabul edilmesi gerekmektedir.

ANLAŞMALI BOŞANMADA VELAYET KONUSU

Velayet, boşanmada önemli bir konudur. Mahkeme çocuğun menfaatini üstün tutarak karar vermektedir. Çekişmeli boşanmada olduğu gibi mahkeme, velayet konusunda çocuğun görüşünü almamaktadır. Anlaşmalı boşanmada, ebeveynler çocuğun velayeti konusunda uzlaşmalı, protokolde mutabakata vardığı şekilde düzenlemelidir. Hakim, tarafların uzlaştığı şekilde kararı verecektir.

Velayet hakkı, çocuğun 18 yaşına kadar devam etmektedir. Çocuğun 18 yaşını geçmesi halinde reşit olacağından ebeveynin velayet hakkı da ortadan kalkacaktır.

Bunun yanında velayeti kendisine bırakılmayan ebeveynin çocukla görüşme düzeni, tarafların kendi iş durumuna ve çocuğun yaşına göre kişisel ilişki gün ve saatlerini belirlemesi halinde protokol maddesinde de belirtebilecektir. Taraflar takdiri mahkemenin kararına bırakmış ise mahkeme, çocuğun yaşını da gözeterek yatılı veya yatılı olmaksızın hafta sonları, resmi ve dini bayramlar, yılbaşı, yaz tatili gibi çocuğun reşit olacağı tarihe kadar kişisel ilişki gün ve saat konusunda takdirde bulunacaktır.

Anlaşmalı boşanma sona erdikten sonra velayeti kendisinde olmayan ebeveyn, çocuğun veya çocuklarının velayetini almak için her daim velayetin değiştirilmesi durumunda dava açabilecektir.

ANLAŞMALI BOŞANMADA TAZMİNAT KONUSU

Tazminat, eşin evlilik birliğine neden olan olaylarda kusurlu olması ve diğer eşe vermiş olduğu zararı maddi ve manevi olarak gidermesidir. Kısacası tazminat zararın tazmin edilmesidir.

Türk Medeni Kanunu’nda boşanma nedeniyle mevcut veya beklenen menfaatlerinin zedelenmesi halinde kusurlu veya daha az kusurlu olan taraftan maddi tazminat talep edebilir. Ayrıca kişilik hakları zedelenen, manevi çöküntüye uğrayan eş, diğer eşten manevi tazminat talebinde bulunabilecektir. Taraflar protokol üzerinde yapmış oldukları bu anlaşmada, tazminat maddesini detaylandırmalıdır. Örneğin; maddi veya manevi tazminat miktarı, ödeneceği gün, ödeneceği banka hesabına kadar bir düzenleme yapabilirler. Tarafların boşanma sonrasında karar kesinleşmiş ve tazminatın ödeneceği gün ödeme gerçekleşmez ise eski eş aleyhine ilamlı icra takibi başlatılacaktır.

Taraflar tazminata dair birbirlerinden tazminat istemediklerine dair protokolde düzenlemede bulunmuşsa boşanma sonrasından yeniden tazminat talebinde bulunamazlar. Anlaşmalı boşanma davasında her türlü maddede taraflar anlaşmış olarak sayılacağından kararın kesinleşmesinden sonra yeniden tazminat talebinde bulunulamayacaktır.

ANLAŞMALI BOŞANMADA MAL PAYLAŞIMI KONUSU

Mal rejimi tasfiyesi uzmanlık gerektiren bir konu olup, mal paylaşımı konusunda hak kaybına uğramamak adına mutlaka uzman bir hukukçudan yardım alınmalıdır. Zira, anlaşmalı boşanma sonrasında mal paylaşımı için yeniden dava açma hakkı bulunmamakta olup, verilen karar kesin hüküm taşımaktadır.

Mal olarak kastedilen şeyler arasında araç, taşınmaz, bankadaki paralar, düğünde takılan altınlar sayılmaktadır. Protokol maddesinde malın kimin üzerinde kalacağı, mala ilişkin gerekli bilgiler (tapu bilgileri, araç bilgileri vs.) mal devredilecekse ne zaman devredileceği, devre ilişkin masrafların kim tarafından ödeneceği gibi tüm hususlar ayrıntılı ve açık bir şekilde yazmalıdır. Örneğin; evlilik birliği içerisinde bir araç alındı ve her iki eşin kanunen yarı yarıya hakkı bulunuyorsa aracın devri veya değerinin diğer eşe ödenmesi yönünde bir karar verilebilecektir. Taraflar protokol maddesinde, bir malın devrinin müşterek çocuğun üzerine yapılacağı konusunda da anlaşma sağlayabilmektedir.

Düğünde takılan altınlar kanunen kadının hakkıdır. Ancak taraflar anlaşmalı boşanma protokolünde altınların kadına ya da erkeğe aynen iade edilmesi veya değerinin ödenmesi yönünde de karar verebilmektedir.

Eşler kirada bir evde oturuyorsa ortak konuta dair tarafların anlaşma yapması gerekmektedir. Taraflar, kirada olan evde kim oturacak, diğer eş kira sözleşmesini üzerine alacak mı, evin içerisinde bulunan eşyaların paylaşımı gibi her konuda anlaşmalıdırlar.

Bunun yanında ileri tarihte ev alınacağına dair de protokole madde konulabilmektedir. Bu gibi durumlarda evin değerinin ne olacağı, hangi ilden alınacağı, kaç metrekare olacağı, boşanma kararının kesinleşme tarihinden önce mi sonra mı alınacağı (kesin bir tarih belirtilerek) gibi somut bilgilerin yazılması da önem arz etmektedir.

Evlilik birliği içerisinde alınan bir taşınmaz veya aracın kredi borcu boşanma davası açılırken devam ediyor ise kredi borcu üstlenen eş, protokolde krediye dair bir anlaşma isteyebilir.

ANLAŞMALI BOŞANMADA NAFAKA KONUSU

Anlaşmalı boşanmada eşlerin nafakaya bağlı bir talebinin olması halinde bu nafaka, miktarıyla birlikte sözleşmede açıkça belirtilmelidir. Yoksulluk nafakası, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olan tarafın karşı taraftan talep ettiği nafakadır. Anlaşmalı boşanma protokolünde eş, nafaka talebi bulunmadığına dair bir madde belirtiyorsa bu nafaka talebinden feragat etmiş sayılmaktadır. Anlaşmalı boşanma davasında bu nafaka talebinden feragat eden eş, anlaşmalı boşanma sonrası yeniden dava açarak nafaka talebinde bulunamamaktadır. Bu gibi hukuksal sorunlar yaşamamak adına uzman bir avukat ile ilerlemek faydalı olacaktır.

İştirak nafakası ise çocuğun eğitim, sağlık, kıyafet, beslenme gibi masraflarına yönelik müşterek çocuk adına ödenen nafaka türüdür. Anlaşmalı boşanma davasında iştirak nafakası istenmemiş olsa dahi, karar kesinleştikten sonra yeniden istenmemesi için hiçbir engel bulunmamaktadır. Çocuğun menfaati her zaman üstün olduğundan velayeti alan eş, çocuğa nafaka ödenmesi adına talepte bulunabilecektir. Bunun yanında ilerleyen süreçlerde nafaka miktarı yeterli gelmezse iştirak nafakasının artırılması adına da dava açılabilmektedir.

Protokolde, iştirak nafakası haricinde çocuğun eğitim aldığı okulun ücreti, okul adına yapılan masraflar, özel kurs ücreti, servis ücreti ve özel sağlık güvencesi de dahil tutularak ödeme yapılacağı belirtilebilir.

Reşit olan çocuk adına ise yardım nafakasına dair protokole madde konulamamaktadır. Reşit olan çocuğun ayrıca nafaka talepli dava açması gerekmektedir.

Mahkemece, taraflarca aksi bir durum belirtilmedikçe protokol maddesinde belirtilen nafakanın davanın açılma tarihinden itibaren ödenmesine hükmedilir.

Taraflar nafaka artırımı konusunda belli bir yüzdede anlaşmış ise protokol maddesine muhakkak yazmalıdır. Ancak nafaka artırımı konusu mahkemenin takdirine bırakılmış ise ÜFE artış oranına göre hüküm konulacaktır.

ANLAŞMALI BOŞANMA DAVASINDA GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEME NERESİDİR?

Tüm bu aşamalar tamamlandıktan sonra ise eşlerden biri veya ikisi beraber, dava dilekçesi ve Anlaşmalı Boşanma Protokolü ile birlikte Aile Mahkemesine başvurup, gerekli harç ve giderleri ödedikten sonra anlaşmalı boşanma davasını açabilir. Aile Mahkemesi yoksa Aile Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir.

Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme ise eşlerden birinin yerleşim yeri ya da davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Ancak bu yetki kuralı kesin yetki kuralı değildir. Yani davacı taraf davasını yetkili aile mahkemelerinden birisinde açmazsa ve davalı tarafından da mahkemenin yetkisine itiraz edilmezse, mahkemenin yetki konusunu resen dikkate alıp yetkisizlik kararı vermesi mümkün değildir.

ANLAŞMALI BOŞANMA DAVASINDA DURUŞMA NASIL OLMAKTADIR ?

Yukarıda da belirttiğimiz gibi, her iki tarafın avukatı dahi olsa her iki taraf da duruşmaya katılmak zorundadır. Duruşmada hakim taraflara boşanmak isteyip istemediklerini ve protokol maddelerinde mutabık olunup olunmadığını sormaktadır. Tarafların mutabık olmaması veya emin olmaması halinde ise hüküm kurulmamaktadır. Taraflardan birisi veya her ikisi anlaşmalı boşanma yoluyla boşanmaktan vazgeçer ise anlaşmalı boşanma davası çekişmeli boşanmaya dönecektir.

Tarafların anlaşmalı boşanmaya karar vermesi ve Mahkemenin duruşma günü vermesi halinde taraflardan birisi veya her ikisinin mazeretli olması halinde duruşmanın ertelenmesi mümkündür. Ancak her iki eş de mazeretsiz olarak duruşmaya gelmez ise hakim tarafından dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmektedir. Böylesi bir durumda taraflar, 3 ay içerisinde dosyanın yeniden işleme konulması ve duruşma günü verilmesi için başvuruda bulunmalıdır.

ANLAŞMALI BOŞANMA DAVASI SONRASI SÜREÇ

Mahkemenin duruşmada boşanmaya ilişkin vermiş olduğu karar kısa karardır. Kısa karar sonrası mahkeme gerekçeli kararı düzenleyecektir. Gerekçeli kararın düzenlenmesi sonrasında ise karar her iki tarafa tebliğ edilecektir. Kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde itiraz edilmez ise süre sonunda karar kesinleşecektir. Belirtmek gerekir ki, anlaşmalı boşanma kararı kesinleşene kadar her iki eş resmiyette halen evli olup, birbirlerine sadakat yükümlülükleri devam etmektedir. Kimlik değişimi için boşanma kararının kesinleşmesi gerekmektedir.

Anlaşmalı boşanma davası kararının kesinleşmesinden itibaren her iki eş resmiyette evli sayılmayacaktır. Erkek eş, kararın kesinleşmesi ile yeniden evlenebilir. Ancak kadın eşin soybağının karışmaması adına kanunda geçerli olan iddet müddetini beklemelidir. Bu süre, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 300 gündür.

Sürenin kaldırılması için iddet müddetinin kaldırılması davası açılması gerekmektedir. Boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 300 gün içerisinde yeniden evlenmek isteyen kadın, hamile olmadığının raporunu sunarak aile mahkemesinde dava açabilecektir.

Anlaşmalı boşanma kararının kesinleşmesi ve kararda belirtildiği sürede diğer eşin borcunu yerine getirmemesi halinde ilamlı icra takibi başlatılabilecektir.

Leave a comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

go top