
Change araç satışıyla ilgili olarak yaşanan hukuki sorunlar ve tazminat davaları gerçekten önemli konular. Değişen ekonomik koşullar ve artan ikinci el araç satışlarıyla birlikte, bu tür sorunlar da artmış durumdadır. Sözleşme ve tüketici koruma hukuku açısından, change araç satışında yaşanan hukuki ayıplar ve buna bağlı olarak ortaya çıkan zararlar, satıcının cezai ve hukuki sorumluluğunu oluşturabilir. Change (ÇANÇ) araç satışında tazminat davası ile zarara uğrayan kişilerin bu zararı gidermesi mümkündür.
CHANGE (ÇANÇ) ARAÇ NEDİR
2. el araç piyasasında change araç olarak bilinen bir dolandırıcılık yöntemi olan change, artık trafikten çekilmiş, ağır hasarlı veya hurda mahiyetinde araçların, şase ve motor numaralarının, trafikten yasaklanmış, çalıntı veya ülkemize kaçak yollarla sokulan araçların şase ve motor numaralarıyla değiştirilmesi suretiyle satılarak piyasaya sürülmektedir.
CHANGE ARAÇ MAĞDURUNUN HAKLARI NELERDİR
Change araçlar trafik denetimlerinde yapılan inceleme sonucunda tespit edilip trafik men edilerek araçlara el konulabileceği gibi, alıcının kendi tasarrufuyla yaptırdığı uzman expert incelemesi sonucu da tespit edilebilir. Bu her iki durumda ne yapılmalı?
Öncelikle alıcının ayıba ve zapta karşı tekeffül hükümlerine göre seçimlik hakları mevcuttur.Bu seçimlik hakları Türk borçlar konunu hükümlerince kullanabilir, uğranılan zararın tazminin kötü niyetli satıcı tarafından tazmin edilmesini istiyebilirler. Ayrıcı Chance araç türk ceza kanunu kapsamında cezai müeyyidesi olan bir suçtur, bu suçun faillerine suç duyurusunda bulunabilirler.
CHANGE ARAÇ SUÇUNUN CEZASI NEDİR
Aracın kimliği değiştirilerek haksız kazanç elde etme eylemi, dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılık suçunu ve resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturabilir. Bu tür eylemler, aracın değiştirilmiş kimliğiyle kamu kurum ve kuruluşlarının kullanılması durumunda nitelikli dolandırıcılık suçunu da içerebilir.
Yargıtay’ın verdiği kararlara göre, örneğin, sigorta şirketinden ağır hasarlı bir araç alınıp çalıntı başka araçlardan alınan şasi numarası ve motor beyniyle bu araç “change” hale getirilerek satılması durumunda, dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarının işlendiği kabul edilmektedir. Bu tür eylemlerde, trafik tescil belgesinin çalıntı başka bir araca ait şasi numarasına göre düzenlenmesi ve kamu kurumu niteliğinde olan Trafik Tescil Müdürlüğü’nün maddi varlığı olan trafik tescil belgesinin kullanılması da söz konusu olabilir.
Ancak, her olayın somut özelliklerine bağlı olarak değerlendirildiğini ve delillerin incelenmesi gerektiğini unutmamak önemlidir. Bu nedenle, her bir durumun mahkemeler tarafından ayrıntılı bir şekilde ele alınması ve hukuki sürecin tamamlanması gerekmektedir.
CHANGE ARAÇ SUÇU SONRASI İDARENİN TAZMİNAT SORUMLULUĞU NEDİR
Change araç satışı nedeniyle zarar gören kişi, zararının giderilmesi için idareye karşı tazminat davası açabilir. İdarenin trafik tescil ve kayıt işlemlerinin tutulması ve değiştirilmesi konusunda sorumluluğu vardır. Bu işlemlerin hatalı bir şekilde yapılması, idarenin hizmet kusurunu oluşturur ve zararların karşılanması gerektiğini belirtir. Change (ÇANÇ) araç satışında tazminat davası bu anlamda önemli bir davadır.
Danıştay ve mahkeme kararlarına göre, trafik kayıt ve tescil hizmetlerinin doğru ve düzgün bir şekilde yerine getirilmemesi sonucunda meydana gelen zararlar idarenin kusurlu işlemesi nedeniyle oluşmaktadır. Bu durumda idare, oluşan zararları tazmin etmekle yükümlüdür. Change araç satışıyla ortaya çıkan zararlar konusunda devletin sorumlu olduğuna dair emsal mahkeme kararları da bulunmaktadır.
Ayrıca, idarenin kusuru nedeniyle açılan tazminat davalarının adli yargıda görülmesi gerektiği de önemli bir noktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 110. maddesine göre, bu tür sorumluluk davaları adli yargıda çözümlenmelidir. Bu durum, Anayasa Mahkemesi kararında da belirtilmiştir. Dolayısıyla, change araç nedeniyle idareye karşı açılan tazminat davalarının adli yargıda görülmesi gerekmektedir.
Yukarıda belirtilen kararlarda da vurgulandığı gibi, idarenin trafik tescil ve kayıt işlemlerinin hatalı yapılması nedeniyle ortaya çıkan zararların tazmin edilmesi gerektiği ve bu tür davaların adli yargıda görülmesi gerektiği kabul edilmektedir.
CHANGE ARAÇ SUÇU SONRASI SATICININ HUKUKİ SORUMLULUĞU NELERDİR
Change (kimliği değiştirilmiş) araç satışında hukuki sorumluluk, hem satıcıya hem de notere yönelik olabilir.
Satıcı, satın alınan aracın change olduğunu bilerek veya bilmeyerek satmışsa, Türk Borçlar Kanunu ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında ayıplı mal sorumluluğuna tabi olacaktır. Ayıplı araç satışında satıcının kusurunun olması önemlidir. Kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca, satıcının aracın change olduğunu bilmemesi tazminat sorumluluğundan kurtarmaz. Bu durumda, iyiniyetli satıcı bile zararını karşılamak için aracı satın alan kişiye karşı tazminat davası açmak durumunda kalabilir.
Öte yandan, noterin tazminat sorumluluğu da söz konusu olabilir. Noterler kamu hizmeti niteliğinde hizmet sunarlar ve bu nedenle tazminat sorumlulukları kusursuz sorumluluk ilkesine tabidir. Noterin, change araç satışı sırasında sahte belgelerin kullanıldığını tespit etmek için gerekli özeni ve dikkati gösterip göstermediği değerlendirilmelidir. Eğer noter, sahte belgeleri tespit etme yükümlülüğünü yerine getirmezse veya dikkatli davranmazsa, tazminat sorumluluğu doğabilir. Bu durumda, noterin tazminat sorumluluğuna gidilmesi gerekebilir.
Change araç satışıyla ilgili olarak, satıcı ve noter sorumluluğunu belirlemek için konuyla ilgili kanun hükümlerine ve mevcut mahkeme kararlarına başvurmak önemlidir. Hukuki danışmanlık almanız, size doğru yönlendirmeler sağlayacaktır.
